HALLAÇ
Suda yine belirdi rüzgarda, saçlarının bulutuyla yine o kızıl marş “Enelhak” hep dilindeydi
sen “aşk namazında” ne okudun ki asıldığından yıllar geçiyor da hala bu ihtiyar asesler ölünden bile korkuyorlar adını Nişabur’un bağrı yanık aşıkları esriklik esriklik ve doğruluk anında dudaklarının altından yavaş yavaş gizleyerek yineliyorlar
sen darağacında suskun ve donukken izleyici kaldık biz vazifeli aseslerle
külünü sabah rüzgarı nereye savurduysa bir yiğit çıktı topraktan
Nişabur’un sokaklarında geceyarısının esrikleri yavaş yavaş kızıl şarkılarını söylüyorlar
adın, dolaşıyor dillerde
