(Kupür, 4 Şubat 2025 tarihinde https://www.saac.gov.cn/zt/2015-03/12/content_88361.htm adresinden alınmıştır.)
Aşağıdaki metin, Sun Yat-Sen’in vefatının 13’üncü yıldönümü ve Japonya’ya karşı savaşta hayatını kaybeden askerler için 12 Mart 1938’de Yenan’da düzenlenen anma töreninde, Çin Halk Cumhuriyeti’nin kurucu lideri, büyük devrimci Mao Zedung’un yaptığı konuşmadır. Bu konuşma, 15 Mart 1938 tarihli Yeni Çin Gazetesi’nde (新中華報) yayımlanmıştır. Çince aslından BRIQ tarafından çevrilmiştir.
BUGÜN SUN YAT-SEN’İN VEFATININ ON üçüncü yıldönümü, bu nedenle böyle ihtişamlı bir anma töreni düzenledik. Aynı zamanda, Çin-Japon Savaşı sekiz aydır devam ediyor, birçok kahraman askerimiz şehit oldu, bu nedenle böyle derin bir yas töreni düzenledik. Bu gelişmeler, rastgele ya da tesadüfi değildir; ulusumuzun tarihsel gelişimindeki kaçınılmaz nedenlere dayanmaktadır.
Dr. Sun’ın büyüklüğü nereden kaynaklanmaktadır? Onun büyüklüğü, onun Üç Halk İlkesi, birleşik cephe politikası ve kararlı savaş ruhunda yatmaktadır. Dr. Sun ile tanıştığımda Guangdong’da Guomindang’ın Ulusal Kongresi toplanmıştı. Kongrede “Guomindang Birinci Ulusal Kongresi Bildirgesi” olarak bilinen, Dr. Sun’un kaleme aldığı yeni Üç Halk İlkesi programı da onaylandı.
O dönemde Guomindang ve Komünist Parti arasındaki işbirliğine dayanan birleşik cephe politikası da uygulamaya konuldu. Bu birleşik cephe, içeride, Komünist Parti, işçiler ve köylülerle içeride birleşmeyi; dışarıda da bize eşit bir şekilde davranan ortak mücadelemizi paylaşan uluslarla birleşmeyi içeriyordu. Ünlü “Üç Büyük Politika” o dönemde oluşturuldu. Dr. Sun’ın Üç Halk İlkesi programı ve birleşik cephe politikası, büyük devrimcinin yarı-sömürge durumundaki Çin ulusuna yaptığı en büyük katkılardır. Dahası, Dr. Sun’ın büyüklüğü zorlu mücadelesinde, boyun eğmeyen, bükülmeyen ve şaşmayan devrimci azminde ve devrimci ruhunda yatmaktadır. Bu azim ve ruh olmadan onun doktrinleri ve politikaları hayata geçirilemezdi. (新中華報)
Biraz önce okuduğumuz Dr. Sun Yat-sen’in Vasiyetnamesinin ilk cümlesinde de, “Kendimi kırk yıldır ulusal devrime adadım.” demektedir. Bu kırk yıl boyunca pek çok zorluk ve dönemeç yaşandı; ancak Dr. Sun her zaman daha fazla azimle, yılmadan ve çok çalışarak yoluna devam etti.
Birçok takipçisinin cesareti kırıldığında ve hatta zorluklar ve ayartmalar yüzünden teslim olup ihanet ettiğinde, Dr. Sun her zaman sağlam durdu. Dr. Sun doktrinine bağlı kaldı. Hayatı boyunca Üç Halk İlkesini geliştirmeyi asla ihmal etmedi. Doktrinlerini göz ardı ettiği hiçbir zaman olmadı. Her zaman Üç Halk İlkesi üzerinde ısrar etmiş ve geliştirmiştir. Birinci Ulusal Kongre Bildirgesi, Üç Halk İlkesi’nin gelişimine işaret ediyordu. Birleşik cephe için gösterdiği çaba da öyleydi. Dr. Sun sadece bu konuda ısrar etmekle kalmamış, aynı zamanda birleşik cepheyi, tüm devrimci partiler ve yeraltı cemiyetleriyle birleşerek Mançuları devirme politikasından, Sovyetler Birliği, Komünist Parti, işçiler ve köylülerle birleşerek emperyalizmi ve feodal güçleri devirme politikasına doğru geliştirmişti. Tüm bunlar, onun korkusuz, boyun eğmeyen, bükülmeyen ve yılmayan devrimci azmi ve devrimci pratik ruhuyla birleştiğinde, Dr. Sun’ın büyük devrimci karakterini göstermektedir.
Bugün yine eskisinden daha geniş bir birleşik cephemiz var. Başa çıkmak zorunda olduğumuz düşmanlar da eskisinden daha zorlu. Bu birleşik cephenin uygulaması gereken program hala temel olarak Birinci Ulusal Kongre Bildirgesinde belirtilen programdır, ancak biçim ve içerik belirli bir ölçüde geliştirilmiştir ve gelecekte kesinlikle daha fazla geliştirilecektir. Üç Halk İlkesini uygulama, birleşik cepheyi genişletme ve düşmanımız Japon emperyalizmini yenilgiye uğratma hedefine ulaşmak için, zorlu mücadelemizi, sarsılmaz ve tavizsiz devrimci ruhumuzu devrimci pratik ile ortaya koymalıyız.
Dr. Sun Yat-sen’i sadece göstermelik bir formalite olarak anmayacaksak, şunlara odaklanmalıyız: Birincisi, Üç Halk İlkesinin eksiksiz bir şekilde uygulanması için mücadele etmek. İkincisi, Japon karşıtı ulusal birleşik cephenin sağlamlaştırılması ve genişletilmesi için mücadele etmek. Üçüncüsü, sıkı çalışma, azim ve kesintisiz mücadeleye dayanan devrimci ruhu ileriye taşımak. Bu üç noktanın Dr. Sun’ın bize bıraktığı en temel, en esaslı ve en büyük miras olduğunu düşünüyorum. Guomindang’ın tüm üyeleri, Komünist Parti’nin tüm üyeleri ve tüm yurtsever yoldaşlar bu mirası kabul etmeli ve ileriye taşımalıdır! Bir kişinin Dr. Sun’ın sadık bir öğrencisi olup olmadığına karar vermek için, onun bu üç değerli mirasa karşı tutumuna bakmalıyız.
Şimdi de Japonya’ya karşı savaşta şehit düşen subay ve erlerimizi anmanın öneminden bahsedelim. Marco Polo köprüsü olayından bu yana, Doğu tarihinde eşi benzeri görülmemiş büyük bir savaş sekiz ay sürdü. Düşman tüm ulusal gücünü bu savaşa verdi. Amaçları, hızlı bir zafer stratejisiyle Çin’i yok etmektir. Peki ya biz? Biz de direnmek için elimizdeki tüm güçleri kullandık. Amacımız anavatanımızı savunmak. Stratejimiz uzun süreli savaştır. Son sekiz ay içinde kara ve hava kuvvetlerimiz kahramanca bir mücadele verdi; ülke genelinde büyük bir ulusal birlik sağlandı; birkaç milyon asker ve çok sayıda insan ateş hattına katıldı ve birkaç yüz bini görevlerini yerine getirirken kahramanca canlarını verdi. Bunların birçoğu Guomindang üyesi, birçoğu Komünist Parti üyesi ve birçoğu da partisizdi. Ölenler için içtenlikle yas tutuyoruz ve onları sonsuza kadar hatırlayacağız.
General Hao Menglin, Tong Linge, Zhao Dengyu, Rao Guohua, Liu Jiaqi, Jiang Yuzhen, Chen Jinxiu, Li Guidan, Huang Meixing, Yao Zixiang ve Pan Zhankui’den her bir askere kadar hepsi tüm Çin halkı için asil ve büyük modeller oluşturdular. Çin ulusu bir koyun sürüsü değil, ulusal özgüvene ve insani erdeme sahip büyük bir ulustur. Ulusal özsaygı, adalet ve kendi topraklarında yaşama hakkı için Çin halkı, Japon faşistlerine ağır bir bedel ödetecektir ve onların kanunsuz amaçlarına ulaşmalarına asla izin vermeyecektir. Bizim yöntemimiz savaş ve fedakârlıktır. Savaşa karşı savaşı kullanırız. Barbarlık savaşına karşı haklı bir devrimci savaşı kullanırız. Bu ruh binlerce yıllık ulusal tarihimiz tarafından kanıtlanmıştır. Şimdi elimizde bir başka büyük kanıt daha var. General Hao Menglin ve yüz binlerce kişi bu uğurda hayatlarını feda ettiler.
Japon faşistlerinin daha fazla ilerleme kaydedeceğinden eminiz. Xi’an, Zhengzhou, Wuhan, Nanchang, Fuzhou, Changsha ve Guangzhou’ya saldıracaklar. Tüm Çin’i yutmak istiyorlar. Ama o çılgın düşmanlara şunu söylemek istiyorum: “Asla amacınıza ulaşamayacaksınız. Topraklarımızı işgal ederek amacınıza ulaştığınızı düşünmeyin. Başaramadınız ve asla başaramayacaksınız.” Tarihin hükmüne göre, Japon faşistlerinin zaferi kalıcı değil, ancak geçici olabilir. Nihai zaferin bizim tarafımıza ait olduğunu kanıtlamak için yeterli sebep vardır. Savaş sona erdiğinde, topraklarımızın sadece bir kısmını işgal edebilirler, ülkenin tamamını işgal etmeleri mümkün değildir. Bir şehirde hızlı bir zafer kazansalar bile, geniş kırsal alanlar için uzun süren bir savaşı da kazanmak zorundalar. Örneğin, Shanxi’de birkaç ana yolu ve birkaç şehri işgal ettiler, ancak işgal edilen bölgelerden kat kat daha büyük olan geniş kırsal alan hala Çin’e ait. Bu gerçeği ülkenin dört bir yanındaki yurttaşlarımıza anlatmak zorundayız. Japonlar herhangi bir vilayeti ancak kısmi olarak işgal edebilirler. Konuşlanmak için yeterli güce sahip değiller. Ayrıca, uyguladıkları barbarca politika tüm Çinlileri öfkelendirmiştir. Çin’in büyük bir ordusu ve yüz milyonlarca insanı var. Mükemmel bir ulusal birleşik cephe politikası yürütüyor. Tüm bunlar uzun süren savaşı ve nihai zaferi hangi tarafın kazanacağını belirlemektedir.
Gelecekte, iki taraf arasındaki kanlı savaşın sonucunda, Japonya Çin’in çoğunu işgal etse bile, direniş savaşını sürdürmek ve nihai zaferi kazanmak için merkezi üs olarak kullanabileceğimiz Çin’in küçük bir kısmı sağlam kalacaktır. Ancak Çin’in bu büyük bölümünde Japonya yalnızca büyük şehirleri, otoyolları ve bazı ovaları işgal edebilir. Kırsal kesimdeki halkımızın çoğunluğunu örgütleyip silahlandırabilirsek ve şu anda kurulmuş olan Wutai Dağı üssü gibi birçok Japon karşıtı üs kurabilirsek, Japon ordusunu kuşatmış olacağız. Dış cephelerdeki savaşımız, iç cephelerdeki savaşla eşgüdümlü olarak ve tüm tarafların çabalarıyla, Parti, hükümet, ordu ve ülke genelindeki halkın önemli çalışmalarında büyük ilerleme kaydedebilir. Bir gün bunlar arasında eşgüdüm sağlanınca, hem içeriden hem de dışarıdan büyük bir karşı saldırı başlatabileceğiz. O zaman çabalarımız, dünya devrimci güçlerinin ve Japon halkının devrimci güçlerinin desteğiyle de eşgüdümlü hale getirilmelidir.
Nihai zaferin Çin’e ait olmayacağını kim söyleyebilir? General Hao Menglinglin ve diğerlerinin kanının boşuna döküldüğünü kim söyleyebilir? Japon eşkiyasının Çin’den kovulmayacağını kim söyleyebilir? Dr. Sun Yat-sen’in üç büyük idealinin -ulusal kurtuluş, halkın siyasi haklarını özgürce Dış cephelerdeki savaşımız, iç cephelerdeki savaşla eşgüdümlü olarak ve tüm tarafların çabalarıyla, Parti, hükümet, ordu ve ülke genelindeki halkın önemli çalışmalarında büyük ilerleme kaydedebilir. Bir gün bunlar arasında eşgüdüm sağlanınca, hem içeriden hem de dışarıdan büyük bir karşı saldırı başlatabileceğiz. O zaman çabalarımız, dünya devrimci güçlerinin ve Japon halkının devrimci güçlerinin desteğiyle de eşgüdümlü hale getirilmelidir. kullanması ve insanların geçim ve mutluluğu- Çin’de gerçekleşmeyeceğini kim söyleyebilir? Tüm Çin halkının bu tür net bir anlayışa ve kesin bir inanca sahip olmasını istiyoruz. En iyi politikanın uzun süreli bir savaş yürütmek olduğunu anlamalarını istiyoruz. Merkezi Hükümetin ve Başkan Çan Kay-şek’in önderliğinde, bu büyük savaşta tek yürek olarak birleşmeli ve ulusal kölelik zincirlerini kesinlikle kırmalı ya da ulusal kölelik tehdidinden kurtulmalıyız.
Bu mitingde cephede savaşan tüm askerleri selamlamak istiyoruz çünkü hepsi nihai zafer için kahramanca savaşıyor. Japonya’ya karşı bu savaşta yer alan askerlerimizin tüm aile üyelerini, özellikle de şehit ailelerini selamlamak istiyoruz, çünkü ülkeleri için çok cesurca savaşan ve fedakarlıktan korkmayan askerleri var. Ayrıca geri bölgelerde Japonya’ya karşı verilen savaşta canla başla çalışan ve kendilerini bu savaşa adayan her düzeydeki tüm personel ve liderleri de selamlamak istiyoruz çünkü onların çalışmaları doğrudan ya da dolaylı olarak savaşa yön vermiş ya da yardımcı olmuştur. Bu mitingde, Japonya’ya karşı savaşın başkomutanı olan ulusal liderimiz Başkan Çan’ı özellikle selamlayalım, çünkü o Japonya’ya karşı büyük savaşı başlatmak ve yönetmek için tüm ülkeye liderlik etti.
Bu mitingdeki yurttaşlarım! Ülkenin dört bir yanındaki yurttaşlar! Sonsuza kadar birlik olalım! Kahrolsun Japon emperyalizmi! Yaşasın Çin’in ulusal kurtuluşu.
Orijinal Çince metin, 4 Şubat 2025 tarihinde http://www. ce.cn/xwzx/gnsz/szyw/200705/22/t20070522_11450193. shtml adresinden alınmıştır.
Mao Zedung'un fotoğrafları 7 Şubat 2025 tarihinde http://www.mzdbl.com.cn/xiangji/3/index.html adresinden alınmıştır.
