Hakemli · Açık Erişim · Türkçe / İngilizce · Üç Aylık

Ana Sayfa/Cilt 6 · Sayı 2/Röportaj
Röportaj

Osaka Mainichi Shimbun Gazetesinin Sun Yat-sen ile Röportajı (23 Kasım 1924): ‘Doğu Asyalı Bir Ülke Olduğunu Unutan Japonya’ — Yedi Yıl Aradan Sonra Coşkulu Ziyaret

Öz

Sun Yat-sen vefatından dört ay önce, 1924 yılının Kasım ayında son Japonya seyahatini gerçekleştirmişti. 22 Kasım günü Şanghay’dan yola çıkan Sun Yat-sen, 23 Kasım’da Nagasaki’ye varmış, 24 Kasım’da Kobe’ye ulaşmış, çeşitli görüşmelerden sonra 28 Kasım’da ünlü ‘Büyük Asyacılık’ konferansını gerçekleştirmişti. Sun Yat-sen, Japonya seyahati boyunca Japon gazetecilere ‘Büyük Asyacılık’ konferansında işlediği fikirleri de barındıran röportajlar vermiş, mesajını Japon kamuoyuna ulaştırma gayreti içinde olmuştu. Sun Yat-sen’in ‘Büyük Asyacılık’ Konuşması Belgeleri adlı kitapta yer alan, dönemin Osaka Mainichi Shimbun Gazetesinin Şanghay temsilcisi Murata Shiro tarafından gerçekleştirilen ve 23 Kasım 1924 tarihinde yayımlanan röportajın Türkçe çevirisi sunulmaktadır.

Tam Metin

(Japonca özgün metin Sun Yat-sen’in “Büyük Asyacılık” Konuşması Belgeleri (1989) adlı kitabın 84-88 sayfalarından alınmıştır.)

İnan Öner, 1974 yılında Berlin’de doğdu. Ankara Üniversitesi DTCF Japon Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldu. Yüksek lisansını 2001 yılında Tokyo Üniversitesi Sanatlar ve Bilimler Enstitüsü Dil ve Bilişim Bilimleri kürsüsünde tamamladı.

Sun Yat-sen vefatından dört ay önce, 1924 yılının Kasım ayında son Japonya seyahatini gerçekleştirmişti. 22 Kasım günü Şanghay’dan yola çıkan Sun Yat-sen, 23 Kasım’da Nagasaki’ye varmış, 24 Kasım’da Kobe’ye ulaşmış, çeşitli görüşmelerden sonra 28 Kasım’da ünlü “Büyük Asyacılık” konferansını gerçekleştirmişti. Sun Yat-sen, Japonya seyahati boyunca Japon gazetecilere “Büyük Asyacılık” konferansında işlediği fikirleri de barındıran röportajlar vermiş, mesajını Japon kamuoyuna ulaştırma gayreti içinde olmuştu. Sun Yat-sen’in “Büyük Asyacılık” Konuşması Belgeleri adlı kitapta yer alan, dönemin Osaka Mainichi Shimbun Gazetesinin Şanghay Temsilcisi Murata Shiro tarafından gerçekleştirilen ve 23 Kasım 1924 tarihinde yayınlanan röportajın Türkçe çevirisini aşağıda sunuyoruz.

SUN YAT-SEN VE HEYETİNİ TAŞIYAN Şanghay Gemisi 22 Kasım sabahı saat sekizde Şanghay’dan hareket etti. Gemi şu anda engin Çin Denizi’nde ilerlemekte. Hafif dalga var ama hava gayet güzel ve yolculuk güvenli. Sigara odasında kayser bıyığıyla Li Liejun ve içkisinin keyfini çıkaran Dai Jitao abartılı jestlerle hararetli bir tartışmaya dalmışlardı. Pek gemi yolculuğundan hazzetmeyen Sun Yat-sen, hususi kamarasına kapanmıştı ve eşi hanımefendi de etrafta görünmüyordu.

Gemi Wusong’dan çıktıktan sonra ben Dai Jitao’nun kamarasına gittim ve uzun uzun sohbet etme imkânı buldum. İki üç yıl öncesine göre bakışındaki katılıklardan kurtularak esnek bir yaklaşıma kavuşmuş olan Dai Jitao, Japonların da ulaşamayacağı bir akıcılıkta bir Japonca’yla konuşarak anlattı: “1920 yılı kışında ülkenizi ziyaret ettikten sonra geçen dört yıl içinde birçok değişim yaşandı. Tientsin’de (Tianjin) Duan Qirui sabırsızlıkla bizi bekliyor. Bir an evvel oraya gitmemiz lazım. Öyle ya da böyle bugün Çin’de hakikaten tutkulu bir dürüstlükle Japon milletine karşı umut besleyen bir tek Sun Yat-sen hocamız kalmıştır. Sun Yat-sen hocamız, Japon milletinin Çin’in tek dostu olduğunu düşünüyor. Avrupa savaşından sonra Washington Konferansı zamanında Çin’de de çeşitli fikirlere sahip insanlar vardı. Ancak bugün Japonya ve Çin’in işbirliği giderek can yakıcı hale geldi.

Geçen zaman içinde çeşitli yanlış anlamalar da olmuştur ama bundan sonra geçmişi gömüp yeni bir yola girmek gerektiğini düşünüyoruz. Wu Peifu, Shanhai Geçidi çarpışmasında yenilip çekilecek yer olmadığını görünce bir ülke kendisine Yangtze’ye girerse mümkün mertebe destek olacaklarını söylemiş ve güneye yönelmesini salık vermiş. Bu heveslendirme olmasaydı Wu Peifu Yangtze’ye girmezdi. Onu heveslendiren ülkenin İngiltere olduğundan en ufak bir kuşkumuz yok. Biz İngiltere’den bu tavrını gözden geçirmesini talep ettik ve şimdilerde İngiltere Wu Peifu’yu destekleme politikasından vazgeçmiş görünüyor.

Ben kendim ancak bağımsız olursam bu hareketi sürdürebilirim. Burada neticeden bahsetmek istiyorum. Çin’deki karışıklığın kök nedeni ülkenin içinde değil dışındadır.

Amerika-Avrupa ülkeleri Çin için bir ortak yönetim ya da bölünme hayali kuruyorlar.

Bu hayale dayanarak Çin’e yaklaşıyor, baskı yaparak karışıklık çıkarıyorlar ki ancak böyle bir karışıklık Çin için ortak yönetim ya da bölünmeye zemin olabiliyor. Benim Yangtze Nehri’ne atlayarak intihar girişiminde bulunmuş olmam ne bir öfke ne de bir memnuniyetsizlikten kaynaklanıyordu. Tek kelimeyle söyleyecek olursam bir hiçlik duygusu olduğunu söyleyebilirim. Ondan sonra benim ruh halim tamamen değişti. Dünyada olup bitenlerin hepsinin tarihsel birer gereklilik olduğunu düşünmeye başladım. İnsan yaptığı işlerin o an çok büyük olduğunu düşünebilir ama on yıl yirmi yıl geçip geriye baktığımızda bunların tümünün tarih tarafından belirlenmiş gereklilikler olduğunu görürüz. Ben bunu düşünerek insanın azami çabayı göstermesi gerektiğine ve bu çabanın içinde karamsarlığın da iyimserliğin de olmadığı sonucuna ulaştım. Son zamanlarda Budizm kitapları okumaya başladım.”

Dai Jitao bana sigara ikram ederek sözlerini şöyle sürdürdü: “Japonya’da benim iyiden iyiye kızıllaştığımı düşünenler varmış. Öyle düşünen insanlar olursa onlara yaşadığımın bir kızıllaşma değil Budistleşme olduğunu bildirin.”

Rusya’nın Çin Politikasındaki Dönüşüm “Toprak İlhakından Halkın Maneviyatına”

Gemi yirmi deniz mili hızla ilerliyordu. Rüzgâr çıktı ve dalgalar giderek büyümeye başladı. Dai Jitao ile birlikte Sun Yat-sen hocanın kamarasına gittik. Başında saçları eskiye göre azalmıştı ama yarattığı heyecan gençleri kıskandıracak seviyedeydi. Çin elbisesini sıkı sıkı giymiş, kabine koltuğuna oturmuştu. Aralıksız bir tebessümle sorularımı yanıtladı: “Japonya’ya yedi yıl aradan sonra geliyorum. İzlenim mi demeli, birçok hatıram var ama şimdi hiçbiri aklıma gelmiyor.”

Sun Yat-sen gözlerini kapadı. Yüzünde eski hatıralara dalmış gibi bir ifade vardı. Ben Japonya’nın en üstün ve en kötü noktalarını samimiyetle söylemesini istediğimi belirttim: “Japonya’nın en üstün olduğunu düşündüğüm nokta, aynı Doğu Asyalı milletler içinde diğer ülkelerden önce ilerlemeyi hedeflemiş ve gerçekleştirmiş olmasıdır.

En kötü nokta da burada meydana geliyor. Güçlendikten sonra kendisinin bir Doğu ülkesi olduğunu, Doğu milleti olduğunu unuttuğu oluyor. Taşralı birinin şehre taşınıp, kendisinin taşralı olduğunu unutarak, şuursuzca hep şehirli aristokratlarla düşüp kalkmasına benzeyen bir durum oluyor. Rusya devrimden sonra imtiyazlarını Çin’e geri verdi. Çin milleti bunu övgüyle karşıladı. Japonya’nın tavrı da Rusya gibi olursa Çin milleti bundan çok memnun olacaktır. Rusya, Çarlık döneminde Çin’in topraklarını ilhak etme arzusu içindeydi. Her şey ilhak politikasına hizmet ediyordu. Ancak devrimden sonra Rusya’nın Çin’e karşı politikası, o güne kadarki ilhak politikasının terk edilmesi ve Çin halkının maneviyatına hitap edilmesi yönünde çabalara doğru evrildi.

Halkın gönlünü almak, toprak ilhak etmekten çok daha kutsaldır. Somut maddi menfaatler bırakılmalı, soyut ve kıymetli ideallere sahip olunmalıdır. Japonya, Rusya ve Çin’in oluşturacağı bir üçlü ittifak partimizin (Kuomintang: Milliyetçi Parti)

talebidir. Bunun gerçekleşmesini yürekten istiyoruz. Bunu gerçekleştirebilirsek İngiltere ve Amerika’nın Doğu’ya yönelen şahlanışını önleyebiliriz.”

Şanghay’dan Yola Çıkmadan Önce Sun Yatsen’in Japon Gazetecilere Açıkladığı Görüşler “Amerika ve Avrupa Devletlerinin Hırsları, Çin’deki Karışıklıkların Kök Nedeni”

(Şanghay 22 Kasım Telgrafı) 22 Kasım sabah saat sekizde Sun Yat-sen beyefendi Şanghay Gemisi’nin yola çıkması vesilesiyle Japon gazetecileri davet ederek daha önce Japonya Gazetesi ve Tokyo Nichinichi Gazetesi’ne verdiği demeçleri daha da somutlaştırarak görüşlerini aşağıdaki şekilde açıkladı: “Japon milletinden beklentim iki milletin işbirliğiyle Asya’ya genel olarak destek olmasıdır. Çin milletinin Japonya’nın Çin’e karşı tavrını kuşkuyla karşıladığı söyleniyor ama eğer Japonya, İngiltere, Amerika ve diğer büyük güçlerin ortaya koyduğu istila ve ortak yönetim ve benzeri davranışlara riayet etmez ve Japonya’nın öylesi hırs ve arzularının olmadığı gerçeğini Çin’e karşı tavırlarında açık bir şekilde ifade ederse, Çin milleti asla Japonya’yı kuşkuyla karşılamayacak ve iyi ilişkilerin inşası için bir yol açılacaktır. Ben Çin’deki imtiyaz bölgelerindeki hukuki dokunulmazlık düzeninin kaldırılmasını talep etmekte kararlıyım.

Özellikle bu sorunla ilgili olarak Japonya’dan duygudaşlık görmek istiyorum. Japonya eskiden Çin’in bugün bulunduğu durumdaydı ve yabancılardan acı bir baskı görüyordu. Bu tecrübeden ötürüdür Japonya Çin’in mevcut durumuna duygudaş bir yaklaşım göstererek yardımcı olursa bu sorunun çözümünün kolay olacağını düşünüyorum.”

Wu Peifu’nun Güneye İlerleyişi ve İngiltere

“Tientsin’de bir İhtiyar Heyeti hususu bir tür söylentiden ibaret. Benim Tientsin’e gidişimin amacı sadece görüşlerimi ifade etmekten ibarettir. Çin’deki karışıklıklar iç siyasetten değil dış rahatsızlıklardan kaynaklanmaktadır. Ben henüz ülkemizin gücü henüz yeterli değilken siyaset dünyasına atılmak yerine dışarıda kalıp çeşitli ülkelerdeki yoldaşlarımızla işbirliği halinde yabancı ülkelere politikalarını gözden geçirmelerini ihsas etmemizin yararlı olduğunu düşünüyorum. Ben doğrudan doğruya siyaset dünyasına atılsam hemen dış ülkelerle çatışma doğacağını düşünüyorum. Sözgelimi ben iktidarda olsam İngiltere’ye saldırmaktan çekinmem gerekir. Ancak muhalefette olursam İngiliz halkıyla iletişim kurup İngiliz hükümetinin yanlış politikalarını kamuoyu yoluyla bertaraf edebilirim. Bu faaliyetlerimin etkisini yitirmekten kaygılandığı için siyasete girişmiyorum. Wu Peifu, Shanhai Geçidi çarpışmasında yenilip çekilecek yer olmadığını görünce bir ülke kendisine Yangtze’ye girerse mümkün mertebe destek olacaklarını söylemiş ve güneye yönelmesini salık vermiş.

Bu heveslendirme olmasaydı Wu Peifu Yangtze’ye girmezdi. Onu heveslendiren ülkenin İngiltere olduğundan en ufak bir kuşkumuz yok. Biz İngiliz halkı içindeki yoldaşlarımızdan ve İngiliz hükümetinden bu tavrı gözden geçirmelerini talep ettik ve şimdilerde İngiltere Wu Peifu’yu destekleme politikasından vazgeçmiş görünüyor. Biz ancak bağımsız olursak bu hareketi sürdürebiliriz.”

Amerika-Avrupa Emperyalizminin Hayalleri

Çin’deki karışıklığın kök nedeni ülkenin içinde değil dışındadır. Dışarıda Amerika-Avrupa ülkeleri ortak yönetim ya da bölünme hırsları içinde Çin’e yaklaşıyor, baskı yaparak karışıklık çıkarıyorlar ve bu karışıklıklar Çin için ortak yönetim ya da bölünmeyi mümkün kılan büyük bir neden haline geliyor. İngiltere Guangdong’da ticari heyet kışkırtarak ya da Wu Peifu’yu destekleyerek Çin’i şiddet yoluyla birleştirmeye çalışıyor. On yıldır süren karışıklıklar da yine tamamen büyük güçlerin savaş ağalarını kullanarak birlik sağlamaya çalışmalarındandı. Yabancıların bu kuvvetlerini bertaraf etmezsek Çin’in barış içinde bir birliğe kavuşmasını ümit edemeyiz. Gerçekten de bunlar Amerika-Avrupa emperyalizminin hayalleridir. Yanlış yoldaki bu yabancı devletlerin politikaları ancak kendi milletlerinin karşı koymaları yoluyla önlenebilir. Bu bakımdan ben muhalefette kalıp çeşitli ülkelerin milletleriyle iletişim kurarak mücadele etmek amacındayım. Ancak bu çok zor bir iş ve zaten benden başkası da bunu başaramaz. Ben büyük güçlerin bölünme veya ortak yönetim gibi niyetleri bırakmalarına ve karışıklıkların kökten halledilmesine kadar siyaset sahnesine çıkmamaya kararlıyım.”

Görsel ve tablolar2
Görsel 1Sun Yat-sen’in “Büyük Asyacılık” Konuşması Belgeleri (1989) kitabının 84-85’inci sayfaları.
Görsel 2Sun Yat-sen’in “Büyük Asyacılık” Konuşması Belgeleri (1989) kitabının 86-87’inci sayfaları.
Atıfta bulunAPA 7
Önerilen gösterimAPA 7

[Çeviri: İnan Öner] (2025). Osaka Mainichi Shimbun Gazetesinin Sun Yat-sen ile Röportajı (23 Kasım 1924): ‘Doğu Asyalı Bir Ülke Olduğunu Unutan Japonya’ — Yedi Yıl Aradan Sonra Coşkulu Ziyaret. BRIQ Kuşak ve Yol Girişimi Dergisi, 6(2), 205-210.

Dışa aktarRISBibTeXEndNote
Dipnotlar1
  1. 2

    Çevirenin notu: Gazetenin haberinde, Sun Yat-sen’in “Wu Peifu’nun Shanhai geçidinden geri çekilmesi” konusu hakkındaki açıklamaları ile daha yukarıdaki Dai Jiatao’nun aynı konudaki sözleri benzer cümlelerle verilmiş.

Lisans ve telif

© BRIQ · CC BY 4.0

İzinler ve yeniden kullanım

briq@briqjournal.com