ÖLÜ SU
İşte şurda umutsuz, ölü bir su hendeği Üstünde hiçbir meltem dalgacık uyandırmaz, At eski bakırları, paslanmış demirleri, Boşalt artmış yemeği; başka işe yaramaz.
Kim bilir belki bakır yeşerir zümrüt gibi Döner paslı demirler şeftali çiçeğine, Çimenler bir kat daha tül dokusun ipekli, Sis ve duman kabarsın bakteriler içinde.
Mayalansın ölü su dönsün yeşil şaraba İnciler çıkararak yüzen ak köpüklerden Büyüsün o inciler hep bağıra-çağıra Çatlamak için yalnız sivrisinek gibi Şarabı yağma için bu mevsimlik ne varsa.
Bu ölü ve umutsuz su hendeği böylece Ufak bir pırıltıyla kurum satsa da olur, Dayanamazsa eğer ölüce sessizliğe Şu karakurbağalar, olur a olur olur, Şıp diye su kalkışır türküler söylemeye.
İşte şurda umutsuz ölü bir su hendeği Bir bölge ki güzellik barınamaz içinde Şeytana bırakalım biz onu daha iyi O zaman belki sudan çıkar bir güzellik de.
