Misafir
3675 Her gün, her an, o aziz misafirin geldiği gibi gönlüne bir düşünce gelir. 3676 A canım, düşünceyi bir adam yerine tut; çünkü adamın değeri, canı düşünceyle olur. 3677 Üzüntü düşüncesi, sevincin yolunu vurursa [üzülme]; aslında sevincin yolunu yapmaktadır. 3678 Hayrın temelinden yeni bir sevinç gelsin diye, evi, başkalarından adamakıllı süpürüp temizler. 3679 Her zaman yeşil kalacak yapraklar çıksın diye, sarı yaprakları gönül dalından silkeler. 3680 Ötelerden yeni bir tat salınarak gelsin diye, eski sevinci kökünden koparır. 3681 Üzüntü, üstü örtülü kökü ortaya çıkarmak için, çürümüş, eğri kökü söker atar. 3682 Üzüntü, gönülden neyi döker, söküp atarsa, muhakkak karşılığında daha iyisini getirir. 3683 Hele de insan, üzüntünün, kesin inanç sahibinin kulu kölesi olduğunu kesinlikle bilirse... 3684 Bulutla şimşek, yüzlerini ekşitmeseler, asma dalları, doğunun tebessümlerinden (yani güneş ışıklarından) yanar gider. 3685 Kutluluk, kutsuzluk, gönlüne misafir olur da yıldızlar gibi evden eve giderler.
