Öz
Akdeniz bölgesi, eski çağlardan bu yana her türlü siyasi ve iktisadi düzenin yükselişine ve düşüşüne tanıklık etti. İnsan toplumlarının her daim laboratuvarı ve değişik dinlerin, felsefelerin, etnik grupların kaynaştığı yer oldu. Akdeniz ülkeleri muazzam kültürel ve estetik başarılara şahit oldu ancak aynı zamanda yıkım ve barbarca eylemleri de yaşadı. Akdeniz, en güçlü siyasi kavramlardan biri olan ‘Batı ve Doğu yarıküre’ fikrini doğurdu. Küresel kapitalizmin ve transatlantik ticaretin başlamasıyla Akdeniz, stratejik öneminin ve ekonomik ivmesinin çoğunu kaybetti. Ancak bu durgunluk tek seçenek değil. Bugün Çin’in yeni bir dünya gücü olarak yükselmesiyle birlikte Akdeniz ve buradaki bölgesel güçler de yeni fırsatlar yakalıyor. İşin özü katılımcılıktır. Büyük olasılıkla da buradaki başlangıç noktası karşılıklı anlayış olacaktır. Akdeniz’deki hassas dengelerin istikrara kavuşmasına katkıda bulunacak unsurlar yalnızca uluslararası işbirliği, küresel ticaret ve kültürel alışveriştir. Bu nedenle, önümüzdeki soru şudur: Akdeniz’in bugünkü siyasi ve iktisadi potansiyelini keşfetmek ve daha iyi anlamak için tarihten hangi dersler çıkarılabilir? Tarihteki Akdeniz ile bugünkü Akdeniz arasındaki çarpıcı benzerlikleri gösteren bazı tarihsel betimlemeler varlığını ısrarlı bir biçimde sürdürür ve şaşırtıcı şekilde geri döner.
Tam Metin
Bu arşiv kaydının tam metni dijitalleştirme sırasındadır. Doğrulanmış makale dosyasına üstteki PDF düğmesinden erişebilirsiniz.
Yazar beyanları4
Finansman
Bu makale için finansman beyanı kaynak kaydında ayrıca belirtilmemiştir.
Çıkar Çatışması
Bu makale için çıkar çatışması beyanı kaynak kaydında ayrıca belirtilmemiştir.
Yazar Katkıları
Bu makale için yazar katkıları beyanı kaynak kaydında ayrıca belirtilmemiştir.
Veri Kullanılabilirliği
Bu makale için veri kullanılabilirliği beyanı kaynak kaydında ayrıca belirtilmemiştir.
Lisans ve telif
© BRIQ · CC BY 4.0
